



31 Mart yerel seçimlerinin ardından "rekor oy" söylemleriyle kamuoyuna sunulan tablonun perde arkasını aralıyoruz. Rakamlar yalan söylemez: Sakarya Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar, şehrin %64'ünün onayını alamadan koltuğa oturdu.
SAKARYA - Bağımsız gazetecilik anlayışımızla Sakarya'daki seçim sonuçlarını matematiksel bir süzgeçten geçirdiğimizde, karşımıza "ezici üstünlük" anlatısını sarsacak bir gerçek çıkıyor. Resmi sonuçlarda %47,19 olarak görülen oy oranı, toplam seçmen iradesine vurulduğunda aslında bir "azınlık onayı"na dönüşüyor.
Yaptığımız detaylı veri analizine göre; Sakarya'da kayıtlı olan 796 bin 924 seçmenin sadece 285 bin 255'i Yusuf Alemdar'dan yana tercihini kullandı. Bu da demek oluyor ki, Yusuf Alemdar Sakarya halkının tamamının değil, kayıtlı seçmenin sadece %35,79'unun desteğiyle şehri yönetecek.
Geriye kalan yaklaşık %64'lük devasa kitle ya sandığa gitmeyerek mevcut siyaseti protesto etti ya da tercihini muhalefetten yana kullandı.
Seçim akşamı sandığa gidenler üzerinden kutlanan zafer, sandığa küsen veya başka adaya yönelen 511 bin Sakaryalıyı görmezden geliyor.
Gerçek Tablo: Sakarya'da her 100 kişiden 64'ü Yusuf Alemdar'a "hayır" dedi veya "evet" demeye değer bulmadı.
Kayıp Seçmen: 159 binden fazla seçmenin sandığa gitmemesi, mevcut yönetim anlayışına karşı duyulan güvensizliğin veya umutsuzluğun en somut göstergesi olarak kayıtlara geçti.
Özellikle metrobus ve raylı sistem gibi vaatlerle gündeme gelen Yusuf Alemdar yönetimi, şimdi bu "temsil eksikliği" gölgesinde şehri yönetecek. Şehrin %64'ünün mesafeli durduğu bir yönetim anlayışının, Sakarya'nın kronikleşen ulaşım ve altyapı sorunlarında ne kadar kapsayıcı olabileceği ise büyük bir soru işareti.
Halkın üçte birinin oyuyla alınan bu yetki, bizlere şunu gösteriyor: Yusuf Alemdar için asıl mesele, oy veren %35'i memnun etmek değil, kendisine mesafeli duran o devasa %64'ün güvenini kazanabilmektir. Rakamlar ortada; zafer ilan etmek kolay, temsil etmek zordur.
Analiz/Haber: Mehmet SAĞLAM Bağımsız Gazeteci



