



Esnafın en büyük düşmanı belirsizliktir. Ancak bugün Sakarya esnafı sadece belirsizlikle değil; %100'ü aşan kira artışları, her ay katlanan enerji faturaları ve hammaddeye gelen günlük zamlarla savaşıyor. Kazandığını borca, borcunu faize yatıran esnaf için kepenk kapatmak artık bir "son" değil, daha fazla borçlanmamak için bir "kaçış" haline geldi.
2025 yılında 3 bin 972 yeni iş yerinin açılması, Sakarya insanının girişimci ruhunu ve hayata tutunma çabasını gösteriyordu. Ancak aynı yıl 1.375 esnafın sektör değiştirmesi, aslında tehlike çanlarının o günlerde çalmaya başladığının işaretiydi. İnsanlar "belki başka sektörde ekmek bulurum" diyerek kaçtılar; ancak 2026 verileri gösteriyor ki artık kaçacak yeni bir sektör de kalmadı.
Peki, bu tablo karşısında yerel yönetimler ne yapıyor? Sakarya'nın ticari dokusunu korumak adına esnafa yönelik hangi teşvikler veya vergi kolaylıkları sağlanıyor? Sokaktaki yangın bu kadar şiddetliyken, ekonomi yönetiminin "pembe tablolar" çizmesi, kepenk indiren 250 esnafın gerçeğiyle uyuşmuyor.
Sonuç Olarak: Sakarya'da kapanan her dükkan, sadece bir işletmenin kaybı değil; bir ailenin geleceğinin kararması, bir işçinin işsiz kalmasıdır. Şehrin dinamikleri ve siyasiler bu "sessiz çığlığı" duymalıdır. Aksi takdirde, Sakarya'nın o meşhur ticaret kültürü, sadece istatistiklerde yaşayan bir anıya dönüşecektir.



